Telekomünikasyon nedir?

Yayınlandı: 25 Ocak 2018 / Telekomünikasyon

telekomünikasyon

Telekomünikasyon (‘uzak iletişim’), Fransızca ”télécommunication” sözcüğünden geçmiştir. Duyum, yazı, resim, simge ya da her çeşit bilginin tel, radyo, optik ile başka elektromanyetik dizgelerle iletilmesi, bunların yayımı ya da alınması.

 

Telekomünikasyon isim Fransızca télécommunication Haber, yazı, resim, sembol veya her çeşit bilginin tel, radyo, optik ve başka elektromanyetik sistemlerle iletilmesi, bunların yayımı veya alınması, uz iletişim.

Telekomünikasyon (‘uzak iletişim’), Fransızca  télécommunication sözcüğünden geçmiştir. Duyum, yazı, resim, simge ya da her çeşit bilginin tel, radyo, optik ile başka elektromanyetik dizgelerle iletilmesi, bunların yayımı ya da alınması.

Türkiye’de telekomünikasyonun sektörünün tarihi Osmanlı döneminde, 23 Ekim 1840  tarihinde Sultan Abdülmecit tarafından Postahane-i Amirane’nin kurulması ile başlamaktadır. Telgraf nezaretinin 1855  yılında kurulmasından sonra 1871 ‘de Posta ve Telgraf nezaretleri birleştirilerek, Posta ve Telgraf Nezaretine dönüştürülmüştür.

Telefon hizmeti ise ilk olarak, Temmuz 1881 ‘de İstanbul Soğukçeşme’deki Posta ve Telgraf Nezareti binasıyla Yeni Cami’deki postane arasına çekilen tek telli bir telefon ile verilmiştir. Türkiye’de ilk telefon sistemi İstanbul’da,

1911 yılında American Western Electric şirketine tanınan 30 yıllık bir imtiyaz karşılığında, bu şirket adına faaliyet göstermek amacıyla oluşturulan Dersaadet Telefon Anonim Şirketi tarafından kurulmuştur.
I. Dünya Savaşı  sırasında devlet tarafından el konulan şirket, 1935 ‘e kadar İstanbul ve civarında telefon hizmetlerini sağlamaya devam etmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra da 1936  800.000 İngiliz Lirası bedel ile satın alınmıştır.

Cumhuriyetin ilanından sonraki dönemde ise, 1924  Telgraf ve Telefon Kanunu ile Osmanlı devletinden devralınan ve özel şirketler eliyle yürütülen telgraf ve telefon iletişimi yeniden düzenlenmiştir.

Posta ve Telgraf ve Telefon İdaresi (PTT) 1936’da kurulmuş ve ülke çapında telekomünikasyon hizmetlerini sağlamakla görevlendirilmiştir. PTT İdaresi, 1939’da Ulaştırma Bakanlığına bağlanmış,1953 yılında iktisadi devlet teşekkülü olarak yeniden yapılandırılmıştır. 1983 yılında işbaşına gelen hükümetin izlediği ekonomik model ve devletin ekonomideki ağırlığının azaltılması politikası çerçevesinde, kamu kesiminin imalat sanayii yatırımları kısılmış, haberleşme, enerji ve ulaştırma gibi altyapı yatırımlarına ağırlık verilmiştir.

Bu dönemde hız kazanan altyapı yatırımları çerçevesinde, özellikle telekomünikasyon sektöründe büyük gelişmeler yaşanmış, 1982-1992 döneminde Türkiye, ITU üyesi Avrupa ülkeleri arasında ana hat sayısı artışında en yüksek gelişme hızını gösteren ülke olmuştur.

En büyük Telekomünikasyon şirketleri:

  • NTT, Japonya
  • Deutsche Telekom, Almanya
  • Verizon , ABD
  • France Télécom, Fransa
  • Vodafone , Birleşik Krallık
  • NTT DoCoMo, Japonya
  • SBC Communications, ABD
  • Telecom Italia, İtalya
  • British Telecom, Birleşik Krallık
  • Telefónica, İspanya

En büyük Telekomünikasyon Ekipman şirketleri:

  • Alcatel
  • Ericsson
  • Lucent Technologies
  • Motorola
  • Nokia
  • Nortel eski adı Nortel Networks
  • Siemens
  • Marconi

 

kaynak: https://www.turkcebilgi.com/telekomünikasyon#bilgi

 

Reklamlar

SATIŞTA YAPILMAMASI GEREKEN 6 HATA

Yayınlandı: 19 Aralık 2017 / FERDİ KARABEY

 

Satış konusunda hepimiz her gün kitap ve dergi okuyor, seminerler ve konferanslara katılıyor ve çoğu zaman yazılan teknikleri ve taktikler bilmemize rağmen, performanslarımızın farklılık göstermesine şaşıyoruz.
Yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın “En İyi Satıcıları” ve “İyi Satıcılar” arasında en önemli fark; İyi Satıcılar başarılı, ama sadece kendisi gibi kişilere satış yapabiliyor, kendisi gibi giyinen, konuşan, hayat tarzına sahip, aynı kültür veya okuluna gitmiş… Öbür yandan En İyi Satıcılar ise herkesle diyaloga girip, güven oluşturup satışa ikna edebiliyor. Satış bir ikna bilimidir ve insan faktörü en önemli unsurudur. İnsanlar ürün almazlar, insanlar güven alırlar. İyi Satıcılar güven ortamı oluşturmadan satışa başlamazlar. Satışın itirazdan sonra başlayacağını bilirler.
Satış hususunda yapılan en çok 6 hatayı yapmayarak, satış kariyerinizde size hem zaman, hem de daha kısa sürede daha çok satış yapmanızı sağlayacaktır…
1-MÜŞTERİ ADAYINDAN DAHA ÇOK KONUŞMAK:
Xerox araştırmalarında, 3 veya daha fazla ihtiyaç bir satış esnasında belirlendiğinde satış yüzdesi artmaktadır. Müşteri adayı problemlerini anlatacak fırsatı bulmalı. Satışta dinlemek en kritik ve en önemli unsurdur. Satış elemanı müşteriyi ne kadar az dinler ise o kadar az güven verir. İlk 30 dakikada zamanın % 80’ini dinleyen satıcılarda başarı oranı çok yüksek bulunmaktadır. Ayrıca, konuşmamızı 30 saniye ile sınırlandırmalıyız. TV reklamları 30 saniyedir. Dikkatimiz düşündüğümüzden daha kısadır.
2-MÜŞTERİNİN NE İSTEDİĞİNİ TAHMİN ETMEK:
Elinizde sadece çekiç taşırsanız, her şeyi çivi olarak görürüsünüz. Çivinin bu hafta popüler olması müşterinin satın almasını gerektirmez. Ne kadar tecrübeli olursanız, o kadar tahmin yanılgısına düşersiniz. Bugün müşteriler ile güven ilişkisi kısa vadeli satıştan çok daha önemlidir. İyi satıcılar bazen, rakiplerinden almanın daha doğru olduğunu söyleyecek kadar kendilerine güvenirler, ama her zaman müşteriye ileride dönüp, ilişkilerini satabileceklerini bilirler. Uzun vadeli ilişki uzun vadeli satış demektir.
3-İTİRAZ YOKSA SATIŞ POTANSİYELİ YOK DEMEK:
Müşterinin itiraz edebileceği sorulara konuşmanın başında cevap vermek sıkça yapılan hatadır. Bu şekilde satış baştan kaybedilir. İtirazlar satışların vazgeçilmez parçasıdır. İnsanlar satın almaya bayılırlar, ama insanlar satıcıların satmak istediği gibi değil, kendi almak istedikleri gibi satış yapılmasını isterler.
4- SATIŞTA HEDEF VE ADAY BELİRLEMEMEK:
Her şeyi herkese satamazsınız. Randevu almadan veya ziyaret etmeden önce “bu ürüne veya hizmete kimler ihtiyaç duyar veya fayda sağlar”? Sorusunu sormanız çok önemlidir. Doğru kişi ve ihtiyacı olana satış yapılmalı, aksi takdirde sadece zaman kaybediyorsunuz demektir.
5- GEREKSİZ MÜŞTERİ ADAYLARINI ARAYIP, SONUÇLANDIRAMAMAK:
Satıcılar zamanlarının % 80’ini müşteri kovalayarak , % 20’sini gerçek satış zamanında geçirirler. Müşterilerinizi doğru soru ve güven ilişkisi oluşturmadan belli bir zaman diliminde satışı sonuçlandıramamak ve askıda bırakmak sıkça yapılan bir hatadır. Müşteriler “ Biraz düşünmem lazım” diyerek sizin en değerli zamanınızı öldürürler. Doğru ilişki kuran satıcıyı kimse kaybetmek istemez. Başından “ hayır” cevabı almak, çok daha hayırlıdır, ama hayır cevabı alsanız bile ilişkinizi devam ettirmeye devam edin.
6- ZAMANINIZI ALACAK MÜŞTERİLERLE ZAMAN KAYBETMEK, POTANSİYEL LİSTESİNİ OLUŞTURMAMAMAK:
İyi dinleyen, doğru soruları sorup ürünle ihtiyacı belirleyen satıcılar, satış oranları her zaman rakiplerinden fazla olacaktır. İyi satıcılar zaman kaybetmeden mümkün olduğu kadar çok adayla temasa geçerler. Fırsatlarını arttırırlar. Standart satıcılar herkesle görüşüp gerçek ihtiyacı olan alıcılarla güven ilişkisi kuramayarak fırsatı kaçırırlar. Ne kadar çok kontak, o kadar çok SATIŞ fırsatı demektir.
Teknolojinin ilerlediği, ulaşımın güçleştiği, rakiplerin ise her alanda çoğaldığı çağımızda ürün yerine güven ilişkisi satan, müşterisinin ihtiyaçlarını dinleyen, doğru zamanda doğru kişiyle irtibata geçen ve itirazlara profesyonelce cevap verebilen, kendine zaman ayıran ve hedefe kilitlenen satıcılar daha başarılı olacaklardır.
Rakipler yukarıdaki hataları her zaman yapacaklardır. Rakiplerin sayısı çoktur. Ama gerçek rakip azdır. Yaptığınız hataları azaltarak gelecek yıllarda rakiplerinizden daha başarılı olmak elinizde.

İnsanın sınırlarını kendisinin koyduğunu ve potansiyelinin kendisinin zannettiğinden çok daha yüksek olduğunu gösteren bir film kesiti.

 

Kelebek Etkisi

Yayınlandı: 18 Aralık 2017 / FERDİ KARABEY

Evrendeki her şey, birbirine etki eder, Zincirleme olarak, hayatı var eden şey bu döngüdür.
Kelebek etkisi, İnsan hayatının ne kadar hassas dengeler üzerine kurulu olduğunu; minik bir kartopunun nasıl bir çığa dönüşebileceğini, hayatımızda önemsiz görünen her şeyin, aslında hayatımızın akışını etkilediğini anlatır.

 


Kalite iyileştirmenin temel mantığı içinde en önemli yeri “Sürekli İyileştirme” tutar. Üst düzeyde kalite ve performans sonuçlarına ulaşılması, sürekli iyileştirmenin iyi tanımlanmış ve iyi uygulanan bir yapı içinde ele alınmasını gerektirir. Sürekli İyileştirme tanımı, elde edilen sonuç ne olursa olsun tüm iyileştirmeleri kapsar.

Sürekli iyileştirme kavramı ve yaklaşımı tüm şirket alanları ve fonksiyonları ile iç içe geçmiş, bütünleşmiş olmalıdır. Bütünleşme ile kastedilen şudur:

· İyileştirme tüm iş birimlerinin veya fonksiyonların günlük işlerinin arasına girmiştir.

· İyileştirme süreci problemleri kaynağında gidermeye çalışmaktadır.

· İşin daha iyi yapılmasını sağlayacak iyileştirme fırsatları ve çözülmesi gereken problemler, iyileştirme sürecinin ana girdisini oluşturmaktadır.

Sürekli iyileştirme kavramı, durağanlığın ve statükocu yaklaşımın yok edilmesini gerektirir. Ulaşılan düzey hiçbir zaman yeterli değildir. Bu kavram içinde herkesin inanması ve sürekli olarak kendisine sorması gerekenler şunlardır:

· Hiçbir şey mükemmel değildir ve daha iyi yapılabilir!

· Bu işi nasıl daha iyi yapabilirim?

Böylece her zaman daha iyiye ve daha ileriye ulaşmanın önündeki engeller kalkmış olacaktır.

Bu kavram, en iyi, Planla (Plan) – Uygula (Do) – Kontrol et (Check) – Önlem al (Act) çevrimi ile anlatılabilir. Herhangi bir alana, probleme veya sürece, bu yaklaşımın bir kez uygulanması istenen sürekli iyileştirmeyi sağlamaz. Sürekli iyileşmenin sağlanabilmesi için bu çevrimin artarda, sürekli ve sistematik bir şekilde uygulanması gerekir. Her uygulama sonucunda performansın mükemmelleşmesi yolunda bir dönüm noktası daha aşılmış olacaktır.

Deming Döngüsü

Deming’in 5 Prensibi :

1. Kalite eksikliğiyle ilgili temel problem, yönetimin çeşitliliği anlayamamasıdır. Her şey çeşitlilik gösterir. İstatistik bize bir şeyin ne kadar çeşitlilik göstereceğini tahmin etmekte yardım eder.

2. Problemlerin sistemde mi,  yoksa insanların davranışında mı olduğunu bilmek, yönetimin sorumluluğundadır.

3. Takım çalışması; bilgi, tasarım ve sürekli yeniden tasarıma dayanmalıdır. Sürekli iyileştirme yönetimin sorumluluğundadır. Düşük kalite ve verimliliğin bir çok nedeni, sistemden kaynaklanmaktadır.

4. İnsanların eğitimi, istatistiksel kontrole geçebilmelerini sağlayacak düzeyde olmalıdır.( Kullandığınız sistemin sınırları dahilinde ellerinden gelenin en iyisini yapmalıdırlar.)

5. Detaylı açıklamalar getirmek, yönetimin sorumluluğundadır.

Deming’in 14 Noktası:

1. Bir plan yaparak, amacın tutarlılığını sağlayın.

2. Yeni kalite felsefesini benimseyin.

3. Kitle denetimine bağlı kalmayın.

4. Tedarikçileri yalnızca fiyata göre seçme alışkanlığından vazgeçin.

5. Problemleri saptayın ve sistemi sürekli iyileştirmeye çalışın.

6. Modern iş başında eğitim metotlarını benimseyin.

7. Üretim rakamlarına ( miktar) değil, kaliteye ağırlık verin.

8. Korkuyu uzaklaştırın.

9. Bölümler arası engelleri kırın.

10. Başarmak için yöntemler sağlamadan daha iyi verimlilik talep etmeyi bırakın.

11. Sayısal kotalar öngören iş standartlarını kaldırın.

12. İş yapma onurunu engelleyen bariyerleri kaldırın.

13. Çok sıkı bir eğitim ve öğretim sistemi kurun.

14. Üst yönetimde, yukarıdaki bu on üç maddeyi her gün vurgulayacak bir yapı oluşturun.

Planla

Hedefin saptanması:
Hedefin nasıl, kim, kimler tarafından gerçekleştirileceğinin belirlenmesini içerir. Yani iş planının yapılmasıdır.

Verilerin toplanması:
Deming döngüsünde planlama en kritik evredir. Planlamanın çok iyi hazırlanmış olması “önlem al” evresindeki faaliyetlerin en aza indirilmesine yardımcı olacaktır. Planlama aceleye getirilmemeli ve sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmelidir. Planlamaya gereken önemin verilmemesi “kontrol et” evresinin uzamasına, bu da toplam zaman içinde gereksiz kayıplara neden olur. Saptanan hedeflerin açık, anlaşılır ve ölçülebilir olması gerekir.

Önceleri daha kolay ulaşılabilir hedefler belirlenmeli, elde edilen başarılar sonrasında ise daha zor ve karmaşık hedefler belirlenmelidir. Burası çok önemlidir çünkü en baştan konulan ulaşılması zor, büyük hedefler, başarılamaması durumunda hem moral hem de motivasyon açısından herkesi olumsuz etkiler. Zaten baştan böyle büyük hedeflerin belirlenmesi, sürekli iyileştirme mantığına da uygun değildir.

Uygula

Kesinleşen planın uygulanması aşamasıdır.

Kontrol Et

Sonuca ulaşılıp ulaşılmadığının irdelenmesi olarak tanımlanabilir.

Sapmaların belirlenmesi:

Belirlenen performans hedeflerine ne ölçüde yaklaşıldığının belirlenmesi amacıyla uygulama kontrol edilir. Sonuç başarılı ise, uygulama kontrol edilir ve standartlaştırılır. Böylece gerçekleştirilen iyileştirmeden sürekli olarak yararlanılır.

Önlem Al

Eksik ya da yanlışların belirlenmesiyle açıklanabilir.

Düzeltilmesi:

Hedeflenen ve gerçekleşen performans arasındaki sapmalara neden olan faktörlerin belirlenmesi, ardından bunların giderilmesine yönelik önlemlerin alınması şeklindedir.

ITIL v3 Sürekli Servis İyileştirme Kapsamında Deming Döngüsü


WhatsApp kullanıcıları artık yanlışlıkla ya da emin olmayarak attıkları mesajlardan artık kurtulabilecek.

WhatsApp üzerinden gönderilen mesajlar artık yalnızca göndericinin değil gönderilen kişinin telefonundan da silinebiliyor. Bir süredir WhatsApp Beta sürümünde aktif olan mesaj silme özelliği Türkiye’deki kullanıcılar için de yayınlandı. Gönderilen WhatsApp mesajı nasıl iptal edilir? WhatsApp mesaj nasıl silinir?

WhatsApp kullanıcıları uzun zamandır merakla bekledikleri bir özelliğe sonunda kavuştu. Milyonlarca kullanıcısı olan mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ta artık yanlışlıkla mesat atılamayacak.  Mesajların geri alınabilme özelliği sayesinde kullanıcılar bu yenilikten faydanalacak ve sorun ortadan kalkmış olacak.

Yayınlanan güncellemeyle birlikte uygulamada bundan böyle kullanıcılar yanlış kişilere gönderdikleri mesajları iptal edebiliyor. Kullanıcıların gönderdikleri mesajları silmelerine imkan sağlayan bu özellik için kullanıcıların ilk etapta gönderdikleri mesajlara tıklaması ve ardından menü sekmesi üzerinden iptal et tuşuna seçmeleri gerekiyor. Herkes için silme fonksiyonu metin mesajlarının yanı sıra fotoğraf, GIF, video, belge ve sesli mesaj gönderileri için de uygulanabiliyor.

Fakat kullanıcıların iletiyi gönderdikten 7 dakika içerisinde silmesi gerekiyor. Bu dakikanın ardından mesajı geri silemiyorsunuz. Bu arada kullanıcı mesajı sildiğinde karşı tarafa mesajın silindiğine dair bir bildirimin de gittiğini söyleyelim.

Mesajı gönderen kişinin 7 dakika içinde mesajın üstüne basılı tutarak “Sil” butonuna basması gerekiyor. Dahs sonra “Herkesten Sil” veya “Benden Sil” seçeneklerinden birini seçebilirsiniz. Herkesten Sil seçeneği işaretlendiğinde mesaj tamamen siliniyor ve ‘Bu mesaj silindi’ ifadesi beliriyor. “Benden Sil” derseniz mesaj sizden silinse bile karşı tarafta mesajı görmeye devam ediyor.

Bu özelliğin çalışması için her iki tarafında da WhatsApp’ın son sürümünü kullanması gerekiyor. WhatsApp mesaj silme özelliğinin detaylarına Silinen Mesajlar sayfasından ulaşmak mümkün.


Yapılan araştırmalar, fiber optik kablolardan tamamıyla kurtulup kablosuz optik bir veri iletişim ağının kurulmasını sağlayabilir.

Fiber optik kablolar, son zamanlarda ihtiyaçlarımızı fazlasıyla karşılıyorlar. Çok yüksek hızlara ulaşan fiber optik kablolara hala tam olarak geçememiş olsak da dünya, fiber optik kablodan sonra ortaya çıkacak teknoloji için hazırlıklara başlıyor. Bilim insanları daha yüksek hızda veriler sunmak için verileri ortadan kaldırmak istiyor.

Özel bir hologram içerisinden ışığı geçirerek verileri taşıyabilecek bir momentum kazandırmayı hedefleyen bilim insanları, bu sayede dünyanın dört bir yanına ördüğümüz kablolardan kurtulmayı hedefliyorlar.

 

Bu olay şu anda çok fazla bilim kurgu gibi geliyor olmasına rağmen, bilim insanlarına göre ışığın fazı ve yoğunluğu doğru olduğunda, bu verileri uzun mesafelerde güvenilir bir şekilde aktarabiliriz.

Araştırma ekibi, uzun binaların türbülansının teorik olarak kaosa neden olabileceği 1 mil’lik kentsel bir alanda bağlantıyı başarılı bir şekilde test etti.

Evlerimizde yer alan kablolu modem düzeneklerini ortadan kaldırarak her şeyi ışıklar aracılığı ile çözmek isteyen bilim insanları, araştırmalarına şu aralar devam ediyorlar. Yağmur, kar gibi doğal afetlere karşı neler yapılacağı konusunda pek çok soru olsa da bu yeni veri yolu sistemi ile birden fazla gigabit hızlara ulaşmak mümkün.

 

Bu teknolojinin yurt dışında yaygınlaşacak olması güzel, ülkemizde de bu sayede fiber optik kablolar daha hızlı tamamlanabilir.

 

Kaynak: Glasgow Üniversitesi